Lire Sourate Al-Mutaffifin

La sourate Al-Mutaffifin (المطففين) est une sourate Mekkî sure du Coran avec 36 versets. Lisez, écoutez et mémorisez cette sourate avec nos outils interactifs.

28 Ekim 2026 tarihinde 00h24 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Sourate Al-Mutaffifin en chiffres

Ordre de révélation
Révélation n° 86 / 114
(Mekkî sure)
172
mots
-76.1% vs moy.
792
lettres
-74.2% vs moy.
2
min lecture
36
versets
-34.2% vs moy.

Fréquence des mots-clés

الله 0
رب 5

Lettres les plus fréquentes

ل
76
#1
ن
70
#2
و
68
#3
ا
64
#4
م
63
#5
المطففين · Jouz 30
Navigation
Favoris
Audio
Mémorisation
Affichage
◄ Lire Sourate Al-Mutaffifin ►
سورة المطففين
Jouz 30 31.2% (176/564)
Hizb 59 63.8% (176/276)

وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ ﴿1﴾

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ﴿2﴾

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ﴿3﴾

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ﴿4﴾

Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ ﴿5﴾

Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ﴿6﴾

O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ ﴿7﴾

Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ ﴿8﴾

Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?

كِتَـٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿9﴾

O, yazılmış bir kitaptır.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿10﴾

Yalanlayanların o gün vay haline!

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿11﴾

Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿12﴾

Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿13﴾

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ﴿14﴾

Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿15﴾

Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ﴿16﴾

Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.

ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿17﴾

Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ﴿18﴾

Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ﴿19﴾

O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?

كِتَـٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿20﴾

O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿21﴾

O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ﴿22﴾

İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿23﴾

İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ﴿24﴾

Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ ﴿25﴾

Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ ﴿26﴾

Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ﴿27﴾

Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿28﴾

Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ﴿29﴾

Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ﴿30﴾

Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ﴿31﴾

Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴿32﴾

İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ ﴿33﴾

Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ﴿34﴾

Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿35﴾

Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ﴿36﴾

Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 22 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 22 جمادى الأولى
التربيع الأخير Son Dördün Gün 22.8 / 29.5
Aydınlatma 44%
Yeni ay 7 gün içinde
سبحان الله وبحمده Allah'ı hamd ile tesbih ederim

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek